DİYARBAKIR’A TRAMVAY ŞART!…
Diyarbakır’ı yaşanabilir kentler kategorisinde üst sıralara çıkarmak, ancak el birliği ve güçbirliğiyle mümkün!..
Bu tezi, yıllardır vurgular ve kent milliyetçiliği noktasında, ısrar eder dururum!..
Ama denir ya, nafile!!!..
***
Ne yazık ki, siyasi ve ideolojik saikler, merkezi ve yerel iktidarlar noktasındaki kutuplaşma, bir türlü bu minvalde şifa sağlayıcı olmadı..
Buluşma sağlanmadığı gibi ortak paydada buluşma adına yelken de açılmadı..
***
Bizden mi, onlardan mı, kent ahalisinin ekseriyetinde mi bilemiyorum!.. Lakin Diyarbakır’ın özelinde kent sevdası, çok büyük bir kırılganlık içerisinde, eksiklik yaşıyor…
***
Oysa ki, laf, sohbet, sosyal, siyasal ve kültürel rüzgarların estirildiği ortamlarda!..
Özellikle, kent adına öncü kesilen makam ve isimler mangalda kül bırakmazcasına, söylenir ve nara atarlar!..
Derler ki,.
“Mevzu Diyarbakır ise gerisi teferruat!..”
***
Ama gel gör ki somuta ve fiili şekilde sahadaki yansımada bu şiarın, anlayışın ve mekanizmanın zerre-i miskali yok!..
Sormak isterim vaki mi, şehrin tüm dinamiklerinin, kentin kronikleşen, çözümü ivedilik isteyen meselelerinde güç birliği oluşturarak, nihayeti ikmal ettiğini?!.. Yok..
Var ise bir çırpınma o da bireysel kalmakta, ya da yetkili kurumun tek başına çırpınışı!…
***
Nice hadiseleri örnek verebilirim.. Ki en bariz mevzu, kar yağışı ve ardından kent ahalisinin yaşadıkları.. Ki halen de, bir eziyetlik var..
O Allah’ın rahmet ve bereketi olan kar yağışını ve sonrasını, şehir için, vatandaşın günlük yaşamında bir esarete, çileye dönüştü..
***
Nedeni de, kurumlar arası hizipleşme, karşılıklı kendini sureti haktan gösterme adına, suçlamalar!..
Ve inkar, keyfiyet, beri yanda da iş bilmezlik, fecaat ortam yaratıcısı oldu.!..
Yakınan, tepki gösteren, eleştiri bombardımanında bulunan çok!..
Ancak, bir elin nesi var, iki elin sesi var sözünün değeriyle bütünleşip, sorumluluk karinesi içerisinde, güçbirliğiyle aşılması gereken bu esaretin altında kalındı!..
Ne dedik, herkes sınıfta kaldı!..
***
Gel gelelim şu tramvay meselesine!.. Kaç gündür yazıyorum.. Ve çağrıda bulunuyorum.. Mahmut Tuncer’in helva yapsana şarkısında söylendiği gibi..
Proje tamamen hazır. Kamulaştırmalar tamam, güzergah temizlendi, teknik çalışmalar bitti. Büyükşehir Belediyesi üzerine düşeni yaptı. Serra Bucak ve Hatun Doğan, bu konuda çırpınıyor..
***
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise açık çekle, destek veriyor, her yönüyle elini taşın altına koyuyor, koymaya hazırım diyor…
Ki dün, 2025 yılı değerlendirme toplantısında da kendilerine bizatihi sordum!.. Verdiği yanıt aynen şöyle;
“Hafif raylı veya tramvay olarak tabir edilen sistemle ilgili de Büyükşehir Belediyesi ile birlikte konuyu çalışıyoruz, Ankara boyutunda da bunu taşıyoruz. 2026 yılında inşallah bu alanda da mesafe katedebileceğimize inanıyorum"
***
Yani bir gönül birlikteliği var. Ancak, projenin hayat bulması için, tek eksik var. O da, finansman ve onay!..
Muhatap, Ulaştırma Bakanlığı, İlbank ve Hazine… Eğer ki destek gelirse, 2026'nın ilk yarısında ihale yapılacak, inşaat 3 yıl içinde bitecek..
Yani, 15 yıllık mücadele nihayete erecek virajda.. Aşılması gereken, malzemeleri helvaya dönüştürecek olan o finansman!..
***

Son yazılarıma aldığım tepkiler karşısında gerçekten çok memnun ve mutluyum!.. Ama işin nihayeti açısından yeterli bir atmosfer ve dinamikleme oluşmuş değil.. Kent halkından duyarlılık noktasında insiyatif alan çok sayıda kişi var..
***
Nitekim kendi insiyatifiyle sosyal medyada kampanya başlatılması çıkılan yolda, başarılı bir adım.. Bu tür organik tepkiler, konunun ne kadar yankı bulduğunu ve bulması gerektiğini önemli kılıyor.. Ki duyarlık arzıyla hazırlanan, “Diyarbakır’a raylı sistem şart” kampanyasına, katkı sunup, organize olunmalı…
***
Yineliyorum çağrımı, finansmanın hepsini Büyükşehir Belediyesine yüklemek, bu işi çıkmaza sokar.. Bu nedenle, Odaların, STK’ların ve diğer bileşenlerin yekün şekilde, siyasiler dahil olmak üzere organik bir oluşumla, bütçe ve onay kampanyasını başlatmalıyız!..
Lobimizi güçlendirelim!..
***
Dün okurlarım bu broşürü bana attılar!.. Sosyal medyada yürütülen bireysel kampanyanın broşürü bu!.. “Diyarbakır’a raylı sistem şart” sloganı..
Anlamlı notlar da var.. “Trafikte sürünmek değil, hakça yaşamak istiyoruz!..”
Yazın bunaltıcı, kışın dondurucu soğuğuna karşı, güvenli, hızlı ve insan onuruna yakışan bir ulaşım istiyorsak, raylı sistem veya metro artık kaçınılmazdır.
Diyarbakır’da artık saatlerce trafikte kaybolan zaman değil, hayattan çalınan değil, onurlu bir yaşam kazanma zamanı!…”
***
D.Ü’DE İSTİFA..
Prof. Dr. Aytaç Coşkun.. Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Ki onu, Zerzevan Kalesi Kazı Başkanlığı'ndan tanırız..
Önceki gün, kendisiyle ilgili flaş bir gelişme yaşandı.. Rektör Yardımcılığı göreviyle alakalı.. İstifa mı, görevden alınma mı, her ne ise artık bu görevi ifa etmiyor?.
Yeni yardımcı kim olur, onu zaman gösterecek.? Bir çok isim kulisi var..
Ancak sorgulanan, Coşkun’la alakalı beklenmeyen bu durum, neye istinaden gelişti?…
***
Doğrusu, iki gündür yoğun ihbarlar alıyorum!.?
Malum, Coşkun gölge rektör olarak anılan bir isimdi.. Kuliste konuşulan bir istifa ve bir görevden alınma var ise, rektörle birlikte olur, deniliyordu?..
Ancak durup dururken, böylesi bir gelişmenin vuku bulması, sıradan değil.. İki şık var.. Üstünler üstü yetkilinin tırpanı mı, yoksa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vedat Şen’le olan çekişmenin, sonucu mu?..
Neyse, zaman durumu deşifre edici olacaktır elbette!..
***
YARGI DEĞİL, EKONOMİ PAKETİ..
Dün çok sayıda okurdan, emekli, asgari ücretli ve işçi ücretleriyle alakalı kaleme aldığım “El insaf, El Vicdan” yazıma, mesaj geldi..
Yaşanan ekonomik buhranı dile getiren, mesajlardan biri çok anlamlıydı.. Mesajda şöyle deniliyor.. Kaç yargı paketi çıktı, bilinmez..11 çıktı.. 12’ye de yelken açılmış..
İyi güzel de bunlar bize külfet.. Siz azıcık, külfeti sırtlasanız ey devlet-i aliye!..
Enflasyonun düşmesi, fiyat artışlarının dizginlenmesi, alım gücünün yükselmesi, geçim derdinin, çilesinin ortadan kaldırılması için; Ekonomik Paket çıkarmaya biraz aklınızı işletseniz, olmaz mı?!
***
GÜNÜN SÖZÜ..
Halkın sesine kulak tıkayanın, demokrasi çetelesi kifayetsizdir!.